Yale öncülüğündeki klinik denemede, prostat kanserine yönelik yeni nesil bir ilaç metastatik hastalarda tümör aktivitesini azaltma ve ağrıyı hafifletme açısından umut verici sonuçlar verdi.
İleri evre hastalarda ilk sinyaller
Yale öncülüğünde yürütülen klinik çalışmada, prostat kanserine yönelik yeni bir ilaç türü metastatik prostat kanseri hastalarında dikkat çekici bulgular ortaya koydu. Araştırma ekibi, ilacın tümör etkinliğini düşürmeye ve ağrıyı azaltmaya yardımcı olabildiğini bildirdi.
Çalışmanın kıdemli yazarı ve Yale School of Medicine’de tıp profesörü olan Daniel Petrylak, bu ilacın prostat kanseri için “first-in-class” bir tedavi olduğunu söyledi. Çalışma 9 Ekim’de Journal of Clinical Oncology dergisinde yayımlandı.
Deneye katılan hastalar, metastatik kastrasyona dirençli prostat kanseri olarak bilinen ve tedavisi mümkün olmayan, ölümcül bir hastalık evresinde yer alıyordu. Onkologlar prostat kanserini genellikle testosteronu baskılayarak tedavi ediyor; bu yaklaşım bir süreliğine hastalığın büyümesini durdurabiliyor. Ancak mCRPC’de kanser, testosteron düzeyi sınırlı olsa bile büyümeyi sürdürüyor.
PROTAC yaklaşımı neyi hedefliyor
Petrylak, ABD’de bu yıl mCRPC nedeniyle 35.000’den fazla erkeğin hayatını kaybedeceğini söyledi. Ona göre bu, prostat kanserinin en ileri evresi.
Bavdegalutamide, klinik olarak test edilen ilk PROTAC androgen receptor degrader olarak tanımlandı. PROTAC’lar, hücrenin proteinleri parçalayıp yeniden kullanmasına dayanan doğal proteoliz sürecinden yararlanan yeni bir kanser ilacı sınıfı olarak öne çıkıyor.
Yale araştırmacısı Craig Crews, PhD, bu alandaki öncü isimler arasında yer alıyor. PROTAC yaklaşımının geliştirilmesinde rol oynayan Crews’in çalışmaları arasında, meme kanserinde kullanım için ABD Gıda ve İlaç İdaresi tarafından onaylanan ilk PROTAC da bulunuyor.
Bavdegalutamide, mCRPC’nin diğer hormon tedavilerine geliştirdiği direnci aşmak amacıyla tasarlandı. Petrylak, ilacın vücudun doğal protein yıkım sistemini androgen receptor için hızlandırdığını; böylece prostat kanseri büyümesini kontrol eden testosteron reseptörlerini parçaladığını anlattı.
420 miligramlık doz güvenli bulundu
Çalışmanın Phase I aşamasında araştırmacılar, günde 420 miligramlık dozun daha önce mCRPC tedavisi görmüş hastalar için güvenli olduğunu belirledi. Phase II bölümünde ise ilacın etkinliği değerlendirildi.
Ekibin ölçtüğü başlıca belirteçlerden biri, mCRPC’nin ayırt edici özelliği olan prostate-specific antigen oldu. Tedavi öncesi ve sonrası yapılan ölçümlerde bu değerde düşüş gözlendi.
Petrylak, yumuşak doku lezyonlarında gerileme ve ağrıda iyileşme de saptadıklarını söyledi. Ona göre bunlar olumlu yanıtı gösteren temel parametrelerdi.
Belirli mutasyonlarda daha güçlü yanıt
Araştırma ekibi, bavdegalutamide’nin farklı mutasyonlar taşıyan prostat kanserleri üzerindeki etkisini de inceledi. Androgen receptor üzerinde T878 ve/veya H875 mutasyonları bulunan kanserlerde ilacın prostate specific androgen üzerinde daha büyük bir azalma sağladığı bildirildi.
Yazarlar, bu bulguyu PROTAC ilaçlarının precision medicine kapsamında kullanılabileceğine işaret eden bir sonuç olarak değerlendirdi. Araştırmacılar ve klinisyenler şimdi de ARV 766 adlı ikinci PROTAC’ı Phase I ve Phase II klinik deneylerinde test ediyor.
Bu ilacın, ARV-110’a kıyasla androgen receptor mutasyonlarının daha geniş bir yelpazesine karşı aktif olduğu belirtiliyor. Böylece araştırma, prostat kanserinde hedefe yönelik yeni tedavi seçenekleri için geliştirilen yaklaşımın kapsamını genişletmiş oldu.
